people

7 KURŞUNLA İSTİKLAL MARŞI

TURKIYE !!!
ATATURK ICIN ALLAH'A BORCLUSUN,
GERI KALAN HERSEYI DE ATATURK'E...
DANIEL DUMOULIN
İMRALIDAKİ İÇİN ÖZGÜRLÜK İSTEYENLERE VE ONLARA BU İMKANI VERENLERE
ATFOLUNUR!!!
7 KURSUNLA ISTIKLAL MARSI....
Güneydogu'nun küçük bir ilçesinde görev yapan  hakim, ilçe disindaki
lojmanindan görünen karakolun bir gecesini söyle  anlatir:
'Lojmanimizin balkonundan o karakol görünürdü.  Yaklasık bir aydir her
istihbarat kaynagindan karakolun basilacagi haberi geliyordu. Üstelik
baskinin simdiye kadar yapilanlardan çok daha Büyük  olacagi
söyleniyordu.
Yakin birliklerden timler getirildi, karakolun etrafina
mayinlar  dösendi,
agir silahlarla takviyeler yapildi ve baskin  beklenmeye
baslandi. 'En son
gelen istihbaratta baskinin saati ve  baskina  katilacak terörist
sayisi
bile veriliyordu. 22:10,  Karakol o gün basilmadi.'Bir gün sonra,
bildirilen
saatte cehennem  basladi. Balkonumuzdan izledigim dehset dolu
manzarada,
daire haline  gelmis teröristlerin, dairenin ortasina, gecenin  karanliginda
atesleri   parildayan silahlari ateslediklerini görüyordum.
Karakolun,
havan ve  roket mermilerinin patladigi yerde oldugunu biliyorduk. Tam
anlamiyla çember içine almislardi. Lojmandan ayrilip   dogruca  
jandarmanin
binasina gittik. Karakolun merkezi, telsizle,  sürekli
timlerden
durumlarini bildirmelerini istiyor; dis emniyette  bulunan
timler de bu
çagrilara cevap veriyor, havan ve uçaksavar   atesi  istedikleri
yerleri de
tarif ediyorlardi. 'Bir süre sonra telsiz konusmalari, timlerden birinin
üzerine  yogunlasti. Timden bir türlü cevap alinamiyordu. Üst üste,
defalarca cagri  yapiliyor ancak bir türlü timle irtibata
geçilemiyordu.
Konusmalari  takip eden askerler timden ümitlerini kesmislerdi. Ama bir
yandan da  çagrilar devam ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden
bitkin
bir! ses duyuldu:
'Yaralilarim var, yaralilarimi alin.' Tüylerimiz diken diken
olmustu. Hemen
cevap verildi. 'Tamam Suat 3, sakin  olun, az sonar birlik çikacak. 'Ilk
yarali haberi, bu saatlerdir aranan timden  gelmisti. Tim komutani
konusurken arkadan silah sesleri  duyuluyordu. Herkes bu sözler üzerine
yorum yapiyordu. Telsizin basindaki tim  komutanlarindan biri, bu timde
sehit oldugundan emindi.  Merkezden  tekrar çagri yapildi. 'Suat 3 ,
irtibati kesme. Sakin  olun!' Cevapta  bir degişiklik olmadi :
'Yaralilarim
var. Kan kaybediyorlar. Yaralilarimi  alin!' 'Ve tam bir   buçuk
saat, beser
dakika arayla Suat 3 kodlu timle  muhabere aynen bu  sözlerle sürdü :
'Yaralilarimi alin' , 'Sakin olun, geliyoruz.
'Hepimiz o time kimsenin yardima gidemeyecegini çok  iyi biliyorduk.
Karakola düsen mermi sayisinda azalma olmuyor, aksine,  takviye alan
teröristler baskinin siddetini gittikçe arttiriyorlardi. Kimsenin, degil
karakolun disina çikmak, mevzi degistirebilecek  firsati dahi olmadigi
apaçikti. 'Bir süre sonra, Suat 3'ün telsizinden hirs dolu
kelimelerini
isittik:
'Hemen gelip yaralilarimi almazsaniz, karakola dönüp  bölügü  
tarayacagim.
'Hepimiz sok olmustuk. Hemen tabor  komutani devreye  girdi. Hemen
hemen
Ayni sözcüklerle tim komutanina sakin  olma çagrisi  yapti. Ama ise
yaramiyordu. Tim komutani 'Yaralilarimi  alin!' disinda  baska bir
sey
demiyordu. Tabur komutaninin da telsizi  birakmasiyla,  bir saat
kadar daha
tim komutanindan ses çikmadi. Birer   dakika arayla  yapilan yogun
çagrilara
cevap vermedi. Hepimiz tim komutaninin da  sehit oldugunu
düsünüyorduk. Içim
burkuluyor, basim dönüyor, tanik oldugum bu  anlardan nefret
ediyordum.
Telsizin basina tim komutaninin okuldan devre arkadasi  geldi. Son
birümitle eline mikrofonu alip, cevap beklemeden, telsizin
kodlarini
da
kullanmadan, konusmaya basladi: 'Devrem ben Hüseyin.  Geçmis olsun
devrem. Biraz daha dayan olur mu? Bak destek timleri yola çikti.
Sana
dogru   geliyorlar. Devrem aman pes etme olur mu?' 'Telsizin
mandalini
birakip beklemeye basladi. Hepimiz  Motorola  marka,duvara monteli
telsiz
cihazinin hoparlör kismina  gözlerimizi  dikmis bekliyorduk. Ve
konustu :
'Devrem, bölük  komutani nerde?' Hepimiz derin bir 'Oh!' çektik.
Telsizden,
'Izinde devrem' yaniti  verildi. Suat 3 , artik tükenen bir sesle
konusmayi
sürdürdü:
'Ne olur  yaralilarimi alin. Bende yaraliyim. 'O ana kadar
kendisinin de
yarali  oldugunu söylememisti.  Hepimiz donup kalmistik. Telsizin basindaki
devre arkadasida bu  sözü üzerine mikrofonu firlatti ve odadan çikti. Ben
kapinin hemen  esiginde ayakta duruyor,duyduklarim ve
gördüklerimle
bir  tarihe
taniklik ettigimi  düsünüyordum. 'Ben de yaraliyim' dan sonra yine
ses
kesildi. Sabaha  kadar hiç konusmadi Yüzlerce kez yapilan çagrilara cevap
vermedi.
Artik onun sehit olduguna ben de inanmistim. 'Gün  agarirken hepimiz
yorgun
düsmüs, telsizden yapilan 'Suat 3, Konusan  Suat, Cevap ver!' çagrisindan
bikmis halde bir kösede yigilmisken,  birden telsizin mandalina
basildigini
fark ettik.  Telsizden silah  sesleri geliyordu. Ve on on bes saniye
sonra
hayatim  boyunca unutamayacagim bir Istiklal Marsi dinlemeye
basladim.
Mandala sürekli  basildigi için bütün telsizlerin konusma imkani
durmustu.
'Çatismanin  altinda yarali bir tim komutaninin, makamiyla söyledigi
Istiklal  Marsi'ni dinliyordum. Gözlerim dolmustu. O ana kadar
duydugum
en  güzel Istiklal Marsi'ydi.
Birinci dörtlügü bitirdi. Ikinci dörtlükte sesi  çatallasti.
Kelimeler
uzadi. Ama marsi söylemeyi birakmadi. Bozuk bir ses  tonuyla, kendini
zorlayarak okumaya devam etti. Marsi bitirdiginde, ben de bitmistim.
Hemen
orayi terk ettim.'  Bir daha onun sesini hiç duymadim.  Toplam 22
sehidin
verildigi o baskin gecesinde, vücuduna  saplanmis 7 merminin
acisiyla
söyledigi Istiklal Marsi'ni ruhuma  isleten tim  komutaninin
ölmedigine ise
hala inanamiyorum. 'Hakimin  anilari burada sona eriyor. Iste benim Türk
subayindan anladigim budur.  Vücudunda  yedi mermi oldugu halde
makami ile
istiklal Marsi  söyleyen adamdir.
Okuyun Arkadaslar ve bu VATAN için kanlarini akitan Kahramanlarimizla
övünün, gururlanin..

0 yorum:

Yorum Gönder